Zekâ Gelişiminde Çevrenin Etkisi

Zekâ üzerine yapılan çalışmalarda, genetik ve çevre faktörlerinin zekânın oluşumunda yarı yarıya etkisi olduğu görülmektedir. Çevre faktörü deyince de sadece oyuncak, müzik gibi unsurları düşünmek yetersiz olacaktır.

Zekâ Gelişiminde Çevrenin Etkisi

Zeka gelişiminde çevrenin rolü nasıldır?

Zekâ gelişiminin sağlıklı olabilmesi için dikkat edilmesi gereken şey, ilk yıllarda kazanılan kişilik özelliğidir. Çocuk, kendini kontrol edebilme, sabır, motivasyon, merak, sözel iletişim kurma gibi konularda kişilik özelliği kazanabilir. Bunlar kazanılmadığı sürece çocuğun zekâsını doğru ve iyi bir şekilde ortaya koyması, kullanması zor olacaktır.

Yaratıcılık, her zaman görünen şeye farklı yönden bakabilme, yeni bağlantılar kurabilme becerisi olarak bilinmektedir. İnsanlarda olumlu ya da olumsuz duyguları da açığa çıkarabilen yaratıcılık, yeni şeyleri ortaya koyduğu için zaman zaman tehlikeli şeylere de sebep olabilir.

Zeki görünen ama yeniliklere kapısını kapatan, tehlikeleri göz ardı eden, değişik bakış açılarıyla yeni fikirler üretemeyen çocuklar bunları yan yana getirmekte zorlanabilir. Üretmekte kısır olan bu çocuklara zeki ya da yaratıcı demekse yerinde olmayacaktır. Mesela metro duraklarının ismini sırasıyla bilen bir çocuğa zeki demek doğru olmayabilir. Eğer ki çocuk durakların yakınında yaşayan insanların hayatlarını düşünebiliyorsa, bölgeler arası kıyas yapabiliyorsa zeki demek daha yerinde olacaktır. Çünkü ancak bağlantı kurabilen, muhakeme gücü var olan çocuklar yaratıcı sıfatına yakışır.

Bir konu hakkında sivrilmek, zeki olmanın koşulu değildir. Yetenekle zekâ bu noktada birbirinden ayrılmaktadır. Yetenek daha dar bile alanı kapsarken, zekâ daha genel bir açıklamaya ihtiyaç duyar. Mesela herkes tarafından sevilen bir yazara sadece yetenekli demek az olacaktır. Onun daha üstün bir zekâya sahip olduğu rahatlıkla söylenebilir.

Zeka gelişiminin sağlıklı olması için ne yapmak gerekir?

Ebeveynler, çocuklarının zekâ gelişimine katkı sağlamak istiyorlarsa onları sorgulamak yerine anlamaya yönelik bir tutum sergilemeleri faydalı olacaktır. Ne kadar çok soru sorulursa o kadar cevap gelecektir. Gelen her cevap çocuğu düşünmeye sevk edecektir. Belirsizlikler anında çözülmezse, yaratıcı çözümler çocuğun kendisi tarafından bulunabilir.

Ebeveynler, çocuğun sorununu hemen çözmek gibi bir durum içine girmemelidir. Yaşanılan her sıkıntıya çözüm bulmak, yanlışları düzeltmek çocukların yaratıcı zekâsına olumsuz yönde etki yapabilir. Bu yüzden çocuğu düşünmeye teşvik edici hareketlerde bulunmak her zaman daha faydalı olabilir.

Tepkiniz nedir?

like
0
dislike
0
love
0
funny
0
angry
0
sad
0
wow
0