Yaygın Gelişimsel Bozukluklarla Karıştırılabilecek Tanılar, Bozukluğun Nedenleri

Yaygın gelişimsel bozuklukların tanısını net bir şekilde belirlemek, farklı bozukluklarla karıştırılmaması için oldukça önemlidir. Böylelikle bozukluğun neden olduğu hususlar, tedavilerde kullanılmak üzere netleşir.

Yaygın Gelişimsel Bozukluklarla Karıştırılabilecek Tanılar, Bozukluğun Nedenleri

Yaygın gelişimsel bozukluğun nedenleri nelerdir?

Çocuktan çocuğa farklılık gösterebilen otizmde önemli olan, tanının özelliklerini saptayabilmektir. Bu sayede tedavi yöntemi belirlenebileceği gibi başka tanılarla da karışma ihtimali azabilir. Otizmin karıştırıldığı diğer tanılar arasında; zekâ gerilikleri, dil bozuklukları, konjenital sağırlık veya ciddi işitme bozuklukları, seçici konuşmazlık, çocukluk başlangıcı şizofreni gibi bozukluklar gösterilir. Otizmle bu bozuklukların ayırımının yapılabilmesi için çocuk psikiyatrisi uzmanına görünmekte fayda vardır.

Çocuklara konan yaygın gelişimsel bozukluk tanısı, geçici olabileceği gibi ömür boyu da olabilir. Bir tanı koymak, bunun ömür boyu geçerli olacağını söylemez. Mesela çocuklar, uygun genetik özellikler ve uygulanan tedavi sonunda yaygın gelişimsel bozukluk tanılarını karşılayamayacak derece iyileşebilirler. Böyle bir durumda tanı, geçici hâlini alır. Fakat yine de tanıyı kapsayan özellikler iyileşme gösterip nitelik olarak azalsa da, nicelik olarak pek de azalma göstermezler. Önceden saptanan olgular, tanı konacak derecede belirti göstermeyi sürdürür.

Otizm, coğrafyadan bağımsız olarak her çocukta görülebilir. Görülme sıklığı 110’da 1 kadardır ve erkeklerde daha sık görülür. Otizm tanısı konulan çocukların kardeşlerinde aynı bozukluğun görülme sıklığı %2-4’tür. Yapılan çalışmalarda bu oran aynı yumurta ikizlerinde %36-90; farklı yumurta ikizlerinde %0-25 oranlarında görülmüştür.

Yaygın gelişimsel bozukluğunun karıştırılabilecek tanıları nelerdir?

Son yıllarda otizmde görülen hafif formların da tanı ölçütleri arasına girmesi, otizm tanısının arttığı yönünde bir düşüncenin yayılmasına neden olmuştur. Doktorların yaygın gelişimsel bozuklukları daha yakından tanımaya başlaması da bu düşüncenin nedenlerindendir. Önceleri 2000’de 1 olarak açıklanan yaygın gelişimsel bozukluk sıklığı, günümüzde 110’da 1’dir. Tüm bunların yanı sıra gerçek anlamda bir artışın da olabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.

20.yüzyıl başlarında ebeveynlerin çocuklarına az ilgi göstermesi, yaygın gelişimsel bozukluğun ortaya çıkmasında bir neden olarak gösterilmiş, fakat daha sonra bu teori desteklenmemiştir. Çocuğun etrafıyla ilişki kurmak istememesi ve buna bağlı olarak ebeveynlerin de çocuklarına ilgi göstermemesi, bu teorinin ortaya atılmasında etkili olmuş olabilir. Ayrıca, çocukların ihmal edilmesi, çocukta iletişim kurmak istememe ve dil gelişiminde beliren gecikmeler, yaygın gelişimsel bozukluğa benzeyen bir görünüm çizmektedir. Fakat bu vakalar, uygulanacak tedaviden hızlı sonuç alırlar. Yani ebeveynlerin yetiştirme tutumunun, bozukluğa etkisi yok denecek kadar azdır. Tabii var olan problemi olumlu ya da olumsuz etkileyebileceği gözden kaçmamalıdır.

Tepkiniz nedir?

like
0
dislike
0
love
0
funny
0
angry
0
sad
0
wow
0