Öğrenim Bozukluklarının Genel Tanımı

by Bebek Melekleri

Öğrenim bozuklukları, genel itibariyle çocukluk döneminden başlayarak ortaya çıkan okul döneminde belirginleşen birçok çeşidi olan öğrenmeyi engelleyecek unsurların genel adıdır. Sanılanın aksine çocuklarda öğrenim bozukluğu olması onların zekâ geriliği yaşadıklarına dair bir gösterge değildir. Disleksi nedir gelin bakalım.

Disleksi nedir?

Öğrenim bozukluklarını genel itibariyle tanımlayacak olursak, çocukluk dönemlerinde görülmeye başlayan ve çocuklarda okuma, yazma, konuşma, kural bilgisi veya matematik gibi konuların bir veya birden fazlasının gelişmemesi sonucunda ortaya çıkan zihinsel ve duyusal bir bozukluktur. Bu bozukluk çocukların belli yeteneklerini geliştirmesini engeller ve tedavi edilmezse ilerleyen yaşlarda geriliğe sebep olur.

Öğrenim bozukluğu ile zeka geriliği aynı mıdır?

Öğrenim bozukluğunun tanımı ile ilgili karşılaşılan en önemli sorun bunların diğer psikolojik rahatsızlıklarla karıştırılmasıdır. Öğrenim bozuklukları kendi içlerinde karışık bir hâle gelebilir ve benzer isimler bu konuda yeterli bilgisi olmayan kişiler tarafından zor anlaşılabilir ya karıştırılabilir. Örneğin, öğrenim güçlüğünün içindeki 3 temel bozuklukta tanım ve isimlendirme olarak birbirlerine benzemektedir. Disgrafi, Disleksi ve Diskalkuli şeklinde tanımlanan 3 temel bozukluk isim olarak birbirine yakındır ve karıştırılabilir.

Ortaya çıkış belirtileri olarak da benzerlikler görünebilir. Örneğin, disleksiye sahip biri yazıları ters okuma eğiliminden kaynaklı okuyamadığı gibi yazımlarda da zorluk çekebilir. Özellikle disleksiler yazım hızı bakımından yavaş olmamakla birlikte yazım sırasında pek çok hata yapabilir ve kelimeleri anlamsızlaştırabilirler. Disgrafi de aynı şekilde çocuğun yazı yazamama engelidir. Bu gibi durumlarda unutulmamalıdır ki bazen 2 rahatsızlık bir arada görülebilir. Ayrıca aralarında ufak nüanslar olabilir. Örneğin, bir disgrafi hastası için kalem ile bir harf çizmek bile çok zor bir şeyken dislekside yazım hızlı veya yavaş olsa da bir yazım eylemi gerçekleştirilebilir. Fakat yazdığı kelimeler anlamsız olabilir.

Bu iç karmaşanın dışında bir karmaşıklık daha vardır. Bu durum öğrenim bozukluğunun tanımlarından kaynaklanmaz. Diğer insanlardan kaynaklanabilir. Özellikle bu sorun öğrenim güçlüğü çekenler ile diğer zihinsel rahatsızlıkları olan kişilerin bir tutulmasıdır. Bugün çoğu devletin engelli ve özürlü vatandaşları tanımlarken bu ayrımı gözetmediği görülebilir. Şu kesinlikle söylenmelidir ki öğrenme bozukluğu ile otizm, down sendromu ya da asperger sendromu gibi diğer zihinsel rahatsızlıkların aynı kavram ve tanım içinde ele alınması yanlış bir tutum olarak sayılabilir. Öğrenme güçlüğüne sahip çocukların hiçbirinde zekâ geriliği ya da bu güçlüğe bağlı olarak özür ve kusurların ortaya çıktığı söylenemez.

Öğrenim güçlüğü olan bireyler genelde 85 IQ puanı ve üzerinde yani normal ve üstün zekâlı olabilirler. Zekâ geriliği görülme olasılığı oldukça nadirdir. Ancak çok ileriki yaşlarda öğrenim güçlüğünün tedavi edilmemesine bağlı olarak bir ihtimal gerilemeler yaşanabilir. Fakat çoğu zaman böyle bir şey söz konusu olmaz. Öğrenme güçlüğü çeken çocuklar doğru eğitim ve terapi sayesinde bu engellerini ortadan kaldırabilir ve her insan gibi toplumda rol alabilir.

ÖĞRENİM BOZUKLUKLARI ile ilgili yazımıza ulaşmak için linke tıklayın.

disleksi-nedir

Dikkatinizi Çekebilecek Diğer Makaleler

Yorum Bırakabilirsin