Lohusalıkta Anne-Bebek İlişkisi

Lohusalık bir kadın için en önemli dönemlerden biridir. Kimi anneler bu dönemi psikolojik olarak başarılı bir şekilde atlatırken kimilerine bebekleriyle fiziksel temaslarının kopması, yeni sorumluluklar ve değişen düzen ağır gelebilir. Anne ve bebek arasındaki ilişkilerin temeli olan bu dönem her kadın için farklı bir seyir izler.

Lohusalıkta Anne-Bebek İlişkisi

Lohusalık döneminde anne-bebek ilişkisi nasıl olur?

Lohusalık dönemi kadınların en hassas olduğu dönemdir. Hem fiziksel hem de psikolojik olarak en yüksek seviyelerde olan hassasiyet her kadını aynı biçimde etkilemez. Herkeste farklı bir sürecin gözlemlenmesinin nedeni kişilik özellikleri, çevre, doğum şekli, bebeğin ve annenin sağlık durumu, eş desteği gibi birçok faktöre bağlıdır. Genellikle bir bebeğin doğumundan sonra geçirilen yaklaşık olarak bir buçuk aylık bir süreçte atlatılan bu hassasiyet anne ve bebek arasındaki ilk ilişki biçimini de etkiler.

Fiziksel olarak atlatılan doğum gibi büyük bir olay annenin vücudunu fazlasıyla sarsar. Bu dönemde anne hastalıklara ve dışarıdan gelecek olumsuzluklara karşı savunmasız hâldedir. Yeni doğmuş ve ilgi bekleyen bir bebek varken annenin kendini iyi hissetmemesi bu dönemin en zorlayıcı yanlarındandır. Annenin vücudunun kendini toparladığı bir buçuk aylık süreçte ona destek olacak eş, aile büyüğü veya arkadaşlarının olması anneyi psikolojik olarak da destekler.

Lohusa döneminde anne ne hisseder?

Lohusalık dönemi doğum sonrası dönem olması nedeniyle fiziksel açıdan hassas olduğu kadar psikolojik olarak da yoğun hassasiyet gözlenen bir dönemdir. Her anne bu dönemi aynı duygularla atlatmaz. Kimi anneler bebekleri dünyaya geldiği için oldukça memnun ve mutludur. Tamamen sevgi temelli pozitif bir ilişki sürdürür ve annelikten keyif alır. Bu şekilde davranan anneler genelde anneliğin zorlayıcı yanlarına karşı hazırlıklı ve bilgilidir. Hazırlıklı oldukları için zorlukları olumlu bir şekilde karşılayabilir ve üstesinden gelebilirler. Bunun sonucunda da kendilerini yeterli bir anne olarak hissederler.

Kendini bebeğine yetebilen mutlu bir anne olarak hisseden annelerin yanı sıra bazı anneler lohusalık dönemini daha olumsuz duygularla geçirir. Hatta bu olumsuz duygular depresyon gibi bir ruhsal rahatsızlığa bile dönüşebilir. Anneler bebeklerini taşıdıkları dokuz ay boyunca hissettikleri duygulardan ayrıldıkları için kendilerini büyük bir boşlukta hissederler. Bu boşluk hissi nedeniyle bitkin ve mutsuz olabilirler. Doğum sonrası bunalımı yaşayan annelerin bebeklerine karşı ilgili olmak isteseler dahi duygusal sebeplerle yakınlık gösterememeleri yaygın olarak gözlemlenen bir durumdur.

Annenin doğum sonrası duygu durumu birçok faktöre bağlı olarak değişir. Bu faktörlerin en önemlisi bu durumda hissettikleri destektir. Çevredekilerin en önemlisi de eşinin bu dönemde anneye olan desteği olumsuz duygulara kapılmasını engeller. Anne bu dönemde iyi bakılmalı, dinlendirilmeli ve bebeğiyle ilgilenmek dışında bir şeyler uğraştırılmamalıdır. Çocuk sahibi olmakla ilgili olası zorluklar ve problemler önceden okuyup, araştırılıp bilgi sahibi olunursa daha kolay üstesinden gelinebilir.

Bebeğin doğduğu ilk andan itibaren ihtiyacı olan ilgi, sevgi ve güven hissi annenin lohusalık öneminden olumsuz etkilenmesi sebebiyle aksıyorsa bu konuda bir uzamandan destek almak süreci daha kolay atlatmaya yardımcı olabilir.

Tepkiniz nedir?

like
0
dislike
0
love
0
funny
0
angry
0
sad
0
wow
0