Çocukların ilk aşk duygusu genellikle ele ele tutuşma, birlikte aktivite yapma gibi ebeveyn rollerinin taklidini içerir. 3-6 yaş aralığındaki çocukların aşk ve ilişki algısı hakkında ebeveynlerin bilmesi gereken bazı noktalardan bahsetmek mümkündür.

Çocuklar aşık olduklarında nasıl davranırlar? İlk aşk belirtileri

Önceki yazılarımızda 3-6 yaş arasındaki çocukların sosyal, bilişsel, fiziksel gelişimlerine ve psikolojilerine değindik. Onların bu yaş aralığında ne kadar enerjik, keşfetmeye açık ve harika bir öğrenme kapasitesi olduğunun altını çizdik.

Bu öğrenme sürecinin bir parçası da “Ben âşık oldum!”, “Ben de evleneceğim.” söylemleridir. Özellikle 3-6 yaş grubunda, okullarda farklı insanları tanıma, onlarla sosyalleşme ve gözlemleme ortamı, aşk duygusu ve algısını ortaya çıkarır. Burada önemli olan nokta, bir yetişkinin size gelip duygularını ifade etmesiyle, bir çocuğun gelip duygularını ifade etmesinin aynı şey olmadığını bilmektir. Buna bağlı olarak, abartılı tepki gösterme, kızma, cezalandırma gibi yöntemler ne kısa vadede ne de uzun vadede çocuğa bir yarar sağlamayacaktır.

Genellikle çocukların aşk duygusu uzun vadeli olmayıp, ele ele tutuşma, birlikte aktivite yapma gibi ebeveyn rollerinin taklidini içerir.

Bu masum duyguyu, yapabileceğiniz en iyi şekilde empati kurarak karşılamaya çalışın. Size güvenip, duygularından bahseden o küçük insanı kırıp, sevgi duygusunu aşağılamayın. Tepkiniz aşırı olursa, ileride hem ikili hem de romantik ilişkilerinde sorun yaşama ihtimali artar, buna bağlı olaraktan birtakım psikolojik bozukluklar yaşayabilir.

Yapılabilecek rasyonel hareket, insanların hayatından her duygunun olduğunu, her duygunun çizgiyi aşmaksızın hoş karşılandığını belirtmek olacaktır. Aranızdaki güven bağı güçlenecek, çıkmaz durumlar yaşadığında danışmanı sizi bilecektir. Ayrıca, bu tutumla çocuğunuz sağlıklı bir baş etme stratejisi geliştirecek, anne-baba dışında da diğer bireylerle iletişim kurmaktan çekinmeyecek ve sosyal yönünü geliştirecektir.

Maalesef günümüzde, çocukların bile hayvanlara uyguladığı şiddet bu kadar artmışken, bizim nefretten çok sevgi duygusunu beslemeye ihtiyacımız var. Bu anlamda da anne-babalara, öğretmenlere görev düşüyor. Unutmayalım ki, onlar bu bilgileri bilmeden doğuyor ve bizim aracılığımızla dünyayı deneyimliyorlar. Çocuklar, bir çiçeği sevmeyi bile anne babalarından öğrenmelidir.

Çocukları Ödüllendirmek ile ilgili yazımıza ulaşmak için linke tıklayın.

Dikkatinizi Çekebilecek Diğer Makaleler