Hafızanın Duyguları Etkilemesi

Örtük hafıza, bilinçsiz şekilde hafızada kodlanan her türlü duyum, davranış, duygusal ve algısal yorumlamalardır. Açık hafızaysa, bilinçli olarak hatırlanan bilgi ve durumları kapsar.

Hafızanın Duyguları Etkilemesi

Örtük hafıza ile açık hafıza ne işe yarar?

Araştırmacıların ikiye ayırdığı hafıza, doğrudan kişinin isteğinde olduğu gibi kişinin bilinç dışı hareketlerini de içine alır. Mesela çocuğun, annesinin tekrar ettiği tutumları içselleştirmesi, onu kendisinin kullanacağı bir hâle getirmesini sağlayan zihinsel model, örtük hafızaya girmektedir. Her insanda doğuştan itibaren, hatta anne karnında bile var olan bu hafıza, söz öncesi dönemi kayıtları da içinde barındırır.

Anne ile çocuk arasındaki ilişkiye hafızanın da etki ettiği görülebilir. Bir çocuk sıkıntı yaşadığı bir anda annesi tarafından sakinleştirilmişse, başka zaman yine sıkıntıya uğradığında yardımı annesinden bekleyebilir. Yani çocukta, stres altındayken annesi tarafından sakinleşebileceği beklentisi oluşmuştur. Çocuk, bu duygunun yarattığı hissi, bilincinde genellemiştir. Tabii ki bu his çocuk tarafından isteyerek yapılmış bir kayıt değildir. Tanımlanamayan, tamamen çocuğun hislerine bağlı olarak gelişen bu hafıza, örtük hafızaya dâhil edilebilir.

 Kişinin isteği doğrultusunda yönlendirdiği açık hafıza, anlamsal (semantik) ve sıralı (epizodik) hafıza olarak ikiye ayrılmaktadır. Mesela Avrupa ülkelerinin başkentlerini hatırlamak anlamsal hafıza; Avrupa ülkelerinin başkentlerinden birine yapılan geziyi hatırlamak, orada olmayı hissetmek anısal/sıralı hafızadır. Yani genel olarak açık hafıza insanların kendilerini farklı zamanlarda, farklı yerlerde yeniden hayal edebilmesi durumudur.

Çocuklarda bu beceri 2. yaşlarında oluşmaya başlar. Çünkü açık hafızanın gelişmesi için gerekli olan benlik algısı ve dili kullanma becerisi ancak bu dönemden itibaren görülmeye başlanır. Örneğin 18 aylık bir çocuğun burnu boyanıp aynada gösterilirse çocuk burnundaki boyayı çıkarmaya çalışır. Bu, çocuğun benlik algısının geliştiğini gösterir.

Benlik algısının oturmaya başladığı 3 yaş civarında, çocuk artık kendisi dışında etrafındakilere de yoğunlaşmaya başlar. Mesela gittiği bir doğum günü partisinde balonlardan korkan çocuk, başka bir partiye gitmek istemeyebilir. Böyle zamanlarda ebeveynin, bu durumun nedenini belirleyip çözüm araması tavsiye edilir. Çünkü çocuk balonlardan neden korktuğunu bilmeyebilir. Sadece o an ürktüğü için örtük hafızasına korku işlenmiş olabilir. Ebeveyn, “Belki sesi korkutmuştur, arkadaşlarına söyleriz, yanında patlatmazlar.” diyerek çocuğun benlik algısını genişletebilir. Böylece çocuk hem düşünce becerisini geliştirir hem de bilinçsizce örtük hafızasına attığı bilgiden kurtulup davranışlarında daha özgür olabilir.

Tepkiniz nedir?

like
0
dislike
0
love
0
funny
0
angry
0
sad
0
wow
0