Emzirme Sürecinin Duygusal Boyutu

by Bebek Melekleri

Bebekler dünyaya geldiklerinde en temel ihtiyaçları olan besine ulaşmak için ilk olarak annelerinin memesiyle tanışır. Emzirmek bebeği yalnızca fiziki olarak değil duygusal olarak da besler. Emzirme duygusu anneler için çok farklıdır.

Emzirme bebeği nasıl etkiler?

Bebek dünyaya geldiğinde annesinin karnında güvenle sürdürdüğü hayatın da sonuna gelmiş olur. Annenin içinde büyümüş olan bebek dünyaya geldiğinde de ona yakın olmayı ister. Bu durumun fiziki ihtiyaçlar için muhtaç olmaktan ziyade duygusal olarak arada kurulan bağın da bir sonucudur. Bebeklerin annelerine karşı yakın olma isteği emme sırasında tatmin olur. Anneler de aylarca içlerinde büyüttükleri bebeklerle ten teması kurabildikleri, besleyerek haz aldıkları bu eylemden duygusal olarak etkilenirler.

Yeni doğmuş bir bebek annesinin ilk olarak memesiyle tanıştığı için ve en temel ihtiyacını buradan karşıladığı için anne-meme ikilisini eş değer düşünür. Buna ek olarak ilk altı ay kendisini de annesinin memesine bağlı olarak değerlendirir. Anneyi kendinden ayrı biri olarak değerlendirmediği için annesine bağlanır. İleriki aylarda duyularının gelişmesiyle farklı bir varlık olduğunu algılar. İlk aylarda kurulan etkileşim anne ve bebek arasındaki duygusal bağın oluşumunu destekleyici nitelikte olmalıdır.

Annenin bebeğe karşı olan hisleri emzirme sırasında bebek tarafından algılanır. Anne bebek bakımı konusunda kendini yetersiz hissediyorsa, fazla gergin ve endişeliyse bebek memeye karşı mesafeli davranabilir. Ancak anne, bebeğe karşı sevgi dolu, bakımı konusunda istekli ve mutluysa bu durum bebeğin emmeye karşı olan ilgisine de yansır. Annenin hisleri emzirme sırasında bebek tarafından algılanır.

Emzirme duygusu nasıldır?

Bebeklerin emzirilmesi sırasında anne tarafından salgılanan hormon annenin bebeğine karşı olan hislerini şekillendirir. Emziren annelerin bebeklerinin beslenme saatleri yaklaştığında özlem hissetmesi süt depolarının dolmasıyla ilgilidir. Bu hormon annelik duygusunu geliştiren prolaktindir. Prolaktin hamilelik döneminde salgılanmaya başlar ve bir kadını anneliğe hazırlar. Bu hormon sayesinde süt salgılamaya başlayan bir kadın anneliğe hazır hâle gelir. Ancak elbette bir annenin bebeğine karşı olan hisleri tamamen hormonsal sebeplerden kaynaklı değildir.

Bebekler ilk aylarda içgüdüsel olarak annelerinin yanında olmak ister. Çünkü annelerinin kucağındayken hissettikleri güven, huzur ve sevgi bebeklerin duygusal gelişimlerinin temelini oluşturur. Emme sırasında bir bebek yalnızca karnının doyurmakla kalmaz, annesiyle arasındaki sevgi ve güven bağını da güçlendirir.

Emzirmek anne ve bebek arasında bir güç savaşına dönüşürse anne-çocuk bağı olumsuz etkilenebilir. Kimi çocuklar iştahları çok fazla olduğundan doydukları hâlde az olsa sürekli emmek isterler. İleriki aylarda bu yalnızca alışkanlıktan, memeyle oynamayı sevdiklerinden, kucağa alınmak istediklerinden dolayı emmeyi istemeye doğru değişebilir. Bu durumda annenin bebeği aç olmadığı için sürekli reddetmesi, anne ve bebek arasındaki duygusal bağı zedeler.

Emzirme anı anne ile bebeğin birbirlerine fiziki ve duygusal olarak temas ettikleri değerli bir andır. Annenin bebeğe karşı sevgisini ve şefkatini beslerken bebeğin de güven duygusunu destekler. Bebeklerin duygusal gelişimleri için emzirmek oldukça önemli bir eylemdir.

EMPATİ KURMADA EBEVEYNİN ROLÜ ile ilgili yazımıza ulaşmak için linke tıklayın.

Dikkatinizi Çekebilecek Diğer Makaleler

Yorum Bırakabilirsin