Duyuların Vurgulanarak Kullanılması

by Bebek Melekleri

Yetişkinler genellikle duyularının değerini bilmezler. Duyuları her sabah uyanışımızdan itibaren bütün gün boyunca kullanırız, fakat bunu gerektiği şekilde yapmayız. Aramızda kaç kişinin gerçekten durup gülleri kokladığını, kuşların ötüşünü dinlediğini, kurabiyenin üstünde ki tarçının tadına vardığını söyleyebilirsiniz? Kaç kişi dokunduğu dokuları inceler veya gördüğü güzelliklerin farkına varır? Duyular dünyayı anlamamız için bizlere gereklidir.

Duyular ne işe yaramaktadır?

Yürüme çağındaki çocuklar ise tam tersi sadece gülleri koklamak için durmazlar aynı zaman da onlara bakmak, dokunmak, hatta tatlarını öğrenmek için dahi dururlar. Küçük çocuklar duyularını bir bilim adamının laboratuvarını kullanmasından farksız şekilde kullanırlar. Çocuklar içinde bulunduğumuz modern çağdaki bu karmaşık yaşamla ilgili bir bombardıman hızıyla oluşan keşiflerini ancak o müthiş beş duyu sayesinde depolarında sindirebilirler. Çocuğunuzun duyularını kullanma kapasitesini artırmak ve bu konudaki yaratıcılığını genişletmek için aşağıdaki bilgileri rehber olarak kullanabilirsiniz.

Kaç tane duyumuz bulunmaktadır?

Görme

Görme: Çocukların bir şey üzerinde dikkatlerini yoğunlaştırma yetenekleri gelişmediğinden görüntülere karşı da seçici olamazlar. Çocuğun görüntü sahasına giren her şey onun dikkati için birbiriyle adeta yarışıyor gibidir. Parlak alanı onun için sanki renkli bir cam dürbünü gibidir. Yüksek ağaçlar, parlak renkli çiçekler, üç tekerlekli bisiklet ile bir kız, patenler üzerinde hızla geçen bir çocuk, bebek arabasını iten adam, koşan bir kadın, kelebeği kovalayan köpek. Görüş alanında ne kadar çok şey olursa çocuk da bu alanın belli bir karesi üzerinde yoğunlaşmakta o kadar zorluk çeker. Duyular sayesinde görme işlemini yaparız.

İşitme

İşitme: Görme duyusu gibi kulaklar da bombardıman altındadır. Evde dahi kulaklarına bin bir türlü ses gelmektedir. Radyodaki müzik, saatin tik takları, komşunun bahçesindeki köpeğin havlaması, uzaktaki siren sesi, gökten geçen bir uçağın sesi, annenin telefon konuşması, mutfaktaki vantilatör pervanesinin dönüşü… Bir çocuğun işitme duyusunu tek bir sese yönlendirmesini sağlamak onun genç kulakları için yararlı bir alıştırma olur. Çocuğunuz büyüdükçe ve anlam yeteneği arttıkça işi biraz daha zorlaştırın. “Dinleme” oyununu bir tahmin oyunu haline getirin. Çocuğunuza gözlerini kapattırın ve teker teker değişik sesler dinletin.

Koklama

Koklama: Çocukların koku alma duyusu henüz pek ayırt edici değildir. Bunu bezlerini kirlettiklerinde meydana gelen kokudan pek de rahatsız olmamalarından ve herkes uzakta dururken onun mutfakta sarımsak soymuş annesinin kucağında sorunsuz bir şekilde durmasından anlarız. Evin etrafında bir koku alma turu onun için burun açıcı bir deneyim olabilir. Yemek pişirirken çocuğunuzun yanınızda durup kıydığınız soğanı, serptiğiniz baharatı koklamasına izin verin. Fakat bunun sadece bir koklama olmasına dikkat edin, yani bir biber kutusundan derin bir nefes alıp işi trajediye dönüştürmesine izin vermeyin.

Tat alma

Tat alma: Çoğu çocuk tat alma duyularını geliştirme konusunda diğer duyularından daha az isteklidir. Bir çocuğa onun alışık olmadığı yeni bir şey yedirmeye kalkarsanız çoğu zaman kenetlenmiş bir çene ile karşılaşırsınız. Çocuklar karışık tatlardan hoşlanmazlar. Ayrıca güzel bir tabak sadece tadı harekete geçirmekle kalmaz, aynı zaman da göz zevkini de okşar. Güzel bir tabaktaki tatlar arasında karşılaştırma yapmasına yardımcı olun; muz dilimleri, küp şeklinde peynirler, dilimlenmiş elma, krem peynir gibi. Çocuklar tat alma duyularını yenmeyecek nesneler üzerinde de denerler. Bunun için ağıza neyin götürüldüğüne dikkat etmeniz gerekir.

Dokunma

Dokunma: Hassas parmak uçları, çocukların etraflarını keşfetmelerinde büyük rol oynar. Bazen anne babalara bu dokunma işi fazla bile gelebilir. Çocukların yaramazlıklarının çoğunu dokunma yoluyla yaptıkları için anne babaların bu duyu üzerinde durmaları çok o kadar şaşılacak şey olamaz. Çocuğunuzu değişik dokuları keşfetmeye davet edin. Onun kutuda ki şeylerin hangisinin yumuşak, hangisinin sert olduğuna dair bir teste tabi tutun. Çocuğunuzla eğlenceli bir dokunma testi yapabilirsiniz. Çocuğunuzun gözleri kapalı veya bağlıyken aşina olduğu nesnelere elleriyle dokunup ne olduğunu söylemesini isteyin. Onun duyularını geliştirecek birçok şey yapabilirsiniz fakat fazlaya kaçmayın, bırakın o kendi kendine yavaş yavaş keşiflerini yapsın. İlgisinin ve heyecanının azaldığını görürseniz o sizin temponuzdan sıkılmış demektir. İşte o zaman ara vermelisiniz.

Doğum Lekeleri ile ilgili yazımıza ulaşmak için linke tıklayın.

Dikkatinizi Çekebilecek Diğer Makaleler

Yorum Bırakabilirsin