Duygularını Yoğun Yaşayan Çocuklara Nasıl Yardım Edilir

Duygularını sıradan insanlara göre yoğun yaşayan çocuklar, daha çabuk uyarılır ve her şeye olumsuz karşılık verebilirler. Bu durumda öfkeyi tetikleyen şeyi belirlemek ve ona göre çözüm aramak tavsiye edilir.

Duygularını Yoğun Yaşayan Çocuklara Nasıl Yardım Edilir

Duygularını fazlasıyla yaşayan bir çocuğa nasıl yardım edebiliriz?

Eğer çocuk bulunduğu çevreyle ilgili bir sıkıntı yaşıyor ve öfkeleniyorsa onu rahatlatmak için loş aydınlatmalar tercih edilebilir. Çocuğun odasındaki duvarda rahatlatıcı etkisi olan boyalar kullanılırsa öfke kontrolünde fark yaratabilir. Parlak ve aşırı uyarıcı olmayan krem, mavi yeşil gibi renkler sakinleştirici etkisi olan renklerdir. Müziğin rahatlatıcı etkisi de öfke anında değerlendirebilir. Tabii kısık sesli dinlemeye dikkat edilmelidir.

Duygularını yoğun hisseden çocuklar, kontrolü elinde tutmakta başarılı değillerdir. Ne yapacaklarını bilemedikleri için öfke içinde etrafa saldırabilirler. Bu zamanlarda yapılacak en iyi şey, ebeveynin ona sarılmayı denemesidir. Temas, kalp atışını yavaşlatacağı için hızlı solumayı da engelleyecektir. Yine sırtına ya da bacaklarına yapılacak masaj stresi azaltmaya yardımcı olabilir. Bu tip fiziksel temaslar çocuğun öfke hâlinde ne kadar zor olsa da ebeveynin sabırla denemesi tavsiye edilir.

Öfke patlaması yaşayan çocuk nasıl davranır?

Çocuk, öfke anında kendini tanıyamaz hâlde olduğu için daha sonra yaptıklarını düşünmez. Ben yanlış mı yaptım, diye bir sorgulamaya girmez. Bu sebeple ebeveynin çocuğuna, mizacı hakkında onun anlayacağı dilde bir açıklama yapması önerilir. Çabuk üzüldüğü, öfkelendiği çocuğa sakin bir dille anlatılabilir. Böylelikle çocuk kendi tepkilerini anlamlandırmaya başlayıp hareketlerini kontrol altına alabilir. Mesela çocuk, arkadaşlarına göre daha fazla kızdığını anlayabilirse kendiyle bir sorgulamaya girer ve hareketinin yanlış olduğunu fark edebilir.

Duygularını yoğun yaşayan çocuklara enerjilerini atmak için yardımcı olmak doğru bir yol olabilir. Bu doğrultuda akla ilk gelen de takım sporlarıdır. Her yaş için uygun olan takım sporlarından bazı çocuklar keyif almayabilir. Üstelik rekabet, onların duygu yoğunluğunu arttırabilir. Böyle çocukları tek başına yapılan sporlara yönlendirmek daha doğru olacaktır. Mesela karate ya da jimnastik örnek olarak verilebilir. Bu spor dallarında çocuklar sadece kendi hedeflerine yönelecekleri için bir rekabet ortamına girmeyeceklerdir. Nihayetinde azalan stresle birlikte duygu yoğunluğu da normal seyrine ulaşabilir.

Tabii her çocuk sporla ilgilenmek zorunda değildir. Sanata, bilime yönelen çocuklar da olacaktır. Bu sebeple ebeveynlerin, çocukların isteklerine kulak vermeleri tavsiye edilir.

Tepkiniz nedir?

like
0
dislike
0
love
0
funny
0
angry
0
sad
0
wow
0