Doğum Sonrası Depresyon

by Bebek Melekleri

“Doğum sonrası depresyon” diğer adıyla “postpartum depresyon” bebek sahibi olduktan sonraki kimyasal, sosyal ve psikolojik değişimlerle ilgilidir. Yeni anne olan kadınların deneyimlediği duygusal ve fiziksel değişikliklerden kaynaklanır.

Doğum sonrasında, doğum esnasında yükselen hormonlarda hızlı bir düşüş meydana gelir. Bu düşüş kimyasal değişikliklere neden olur. Buna ek olarak, bebek sahibi olmaktan kaynaklanan sosyal ve psikolojik değişiklikler de depresyon riskini arttırır.

Doğum sonrası depresyonun, majör depresyondan tek farkı: Doğumdan sonra ortaya çıkması ve bebek sahibi olmakla ilgili olmasıdır. Depresif ruh hali, çoğu yeni annede görülen ve normal sayılan bir hüzün hâlinden (lohusalık hüznü), postpartum depresyon (doğum sonrası depresyonu) ve postpartum psikoza doğru (psikiyatrik yardım almayı gerektiren) bir gelişim gösterebilir ve belirtiler ilk bir yıl içinde, herhangi bir zamanda ortaya çıkabilir. Postpartum psikoz olması hâlinde kişinin psikiyatrik yardım alması şarttır, tedavi yöntemine (yatarak veya ilaçlı tedavi) doktorlar karar verir. Lohusalık hüznü, doğum yapan kadınların %80’inde görülürken, postpartum psikoz çok nadir (%0,1-0,2 oranında) olarak görülür. Doğum sonrası depresyonun görülme sıklığı ise %5-20 arasındadır.

Doğum sonrası depresyonun belirtileri; üzüntülü ve kederli olma, ağlama nöbetleri, karamsarlık, umutsuzluk, değersizlik hissi, sosyal ortamlardan uzaklaşma, cinsel isteksizlik, dikkat eksikliği ve zayıflığı, intihar düşünceleri, kararsızlık ve ilgisizlik, iştahta azalma ya da artma ve bunun sonucu olarak kilo değişiklikleri, çok fazla uyumak veya tam tersi uykusuzluk olarak sayılabilir. Bütün bu belirtilerin hepsi herkeste görülmese bile depresyon denilebilmesi için birkaç belirtinin görülmesi gerekmektedir.

Doğum sonrası depresyon neden meydana gelir?

Buna ek olarak; annenin kendisiyle ve bebekle ilgilenemediğini düşünmesi, yoğun suçluluk duygusuna yol açabilir. Zaman zaman bebeğe yabancılaşma hissi veya annenin bebek kendisine ait değilmiş gibi hissetmesi söz konusu olabilir. Yukarıda saydığımız depresif duygu durumu ruhsal, fiziksel enerji kaybına neden olur ve iş, sosyal yaşamı olumsuz etkiler. En ufak şeylerde bile kolaylıkla sinirlenme ve öfke patlamaları yaşanabileceği gibi kişi bu yaşadıklarından dolayı sürekli çevresindeki kişileri suçlama eğiliminde olur. Babanın bebekle ilgilenmediği ve bebek bakımıyla ilgili işlerde yardımcı olmadığı söylenerek sık sık tartışma çıkabilir. Annede, bebeğe veya kendisine zarar verebileceğiyle ilgili düşünceler oluşabilir. Bunun sonucu olarak anne, yoğun bir suçluluk duygusu yaşayabilir. Suçluluk duygusu, annenin zarar vermekle ilgili korku ve düşüncelerini daha da şiddetlendirir. Cinsel istekte azalma ve orgazm olamama sebebiyle eşin cinsel istekleri işkence gibi gelmeye başlar. Anne, eşini kendinden uzaklaştırmak için çeşitli bahaneler üretebilir.

Doğum sonrası depresyonun görülmesini bazı faktörler arttırmaktadır. Mesela; evlilikte yaşanan sorunlar (eşler arası güvensizlik, iletişimsizlik, cinsel sorunlar gibi), beklenmedik yaşamsal olaylar (ölüm, ayrılık, boşanma gibi), beklenmedik gebelik, daha önceki gebeliklerde (eğer varsa) depresyon hikâyesinin olması, yüksek riskli ve stresli bir gebelik geçirmiş olmak, geçmişte kayıpla sonlanan doğum veya gebelik deneyimleri, çeşitli nedenlerden dolayı annenin bebeğinden fiziksel olarak ayrı kalmak zorunda olması, bebek bakımıyla ilgili duyulan kaygılar, sosyal desteğin yetersizliği, geçmişe ait travmalar doğum sonrası depresyonun ortaya çıkmasını kolaylaştıran risk faktörleri olarak sayılabilir.

Neyse ki doğum sonrası depresyon tedavi edilebilen bir hastalıktır. Ancak tedavi edilmezse anne ve çocuk için tehlikeli olabilir. Tedavisi, annenin semptomlarının şiddetine ve tipine göre belirlenmelidir. Postpartum depresyon tespiti konulduğu zaman mutlaka psikiyatriye başvurmak gereklidir. Eğer ilaç kullanımı gerekli görülürse, bunun için emzirirken kullanılabilecek ilaçlar tercih edilmelidir. Bu konuda da doktorlar hangi ilacın kullanılması gerektiğine karar verirler.

Gece ağlamalarını sonlandırmak için yapılabilecekler ile ilgili yazımıza ulaşmak için linke tıklayın.

Dikkatinizi Çekebilecek Diğer Makaleler