Öğrenim Bozukluklarında Erken Tanının Önemi

by Bebek Melekleri

Tüm hastalıklarda olduğu gibi disleksi, disgrafi ve diskalkula gibi öğrenime engel oluşturabilecek rahatsızlıklarda da erken teşhis çok mühimdir. Çocuğun erken yaşta bu rahatsızlıklardan birine sahip olduğunu anlamak okul çağına kadar olan süreçte onun öğrenimini normal bir düzeye çıkarabilir. Erken disleksi teşhisi neden önemlidir?

Erken disleksi teşhisi neden önemlidir?

Yetişkinlerde ve çocuklarda var olan her hastalıkta olduğu gibi öğrenim bozukluğunda da erken tanı çok büyük önem taşımaktadır. Çocukların öğrenim bozukluklarında erken tanının onların hayatlarına olumlu açıdan pek çok getirisi olabilir. Eğer çocuğa erken tanı konur ve tedavisi yapılırsa çocuk yaşıtları ile eşit bir şekilde öğrenme sürecine girebilir. Çocuklarda öğrenim bozukluklarının ortaya çıkması uzman görüşlerine göre genelde okul çağıyla beraber ortaya çıkar. Okula başlayan çocuk rahatsızlığına göre öğrenmede zorluk çekebilir. Örneğin, bir disleksi harfleri birbirine karıştırabilir ya da bir diskalkuli 1+1 gibi basit bir matematik işlemini yapamayabilir.

Bu durumda sorumluluk genelde anne-babalara ve öğretmenlere düşmektedir. Anne ve baba eğer çocukta bu tip davranışları ciddi anlamda gözlemliyorsa çocuğu doktora götürmeleri tavsiye edilmektedir. Aynı şekilde öğretmenler eğer öğrencilerinden birinde bu tip belirtiler görüyorsa çocuğun anne babasını bu konuda uyarabilir. Bu gibi durumlarda tabii ki de anne ve babalara daha fazla görev düşmektedir. Öğrenim bozuklukları kendini belirgin olarak okul çağında belli etmeye başlasa da okul çağından önceki dönemlerde de kendini gösterebilir. Örneğin, disgrafi olan bir çocuk yazı yazmak ya da bir şeyler çizmekte ciddi anlamda zorluklar yaşayabilir. Ayrıca bu tip çocuklarda yoğun dikkat eksikliği, el-göz koordinasyonu eksikliği, hiperaktivite, algılamada zorluk veya farklılık yan unsurlar olarak genelde ortaya çıkar. Çocukta eğer bu gibi özellikler mevcutsa anne-babalar çocukta öğrenim bozukluğu olup olmadığının sorgulayabilirler.

Ayrıca söylenmelidir ki öğrenim bozuklukları zekâda bir kusur oluşturmaz. Tabii ki de tanı ve tedavi süreci yapılmazsa ileride zekâ seviyesinde gerilemeler gözlemlenebilir. Fakat bu tip çocuklarda gelişim dönemlerinde bir zekâ geriliği söz konusu değildir. Lakin öğrenmekte güçlük çektikleri için gelişen zekâlarını yeni şeyler öğrenmek için kullanamayabilirler. Tanı ve tedaviyle öğrenimde oluşan bu engel kaldırılabilir.

Erken tanı ve tedavi sürecinde önemli olan unsurlardan biri de doktorların bu tip konularda uzman olup olmamasıdır. Örneğin öğrenim güçlüğü çeken bir çocuk anne-baba tarafından fark edilse dahi uzmanlaşmamış bir doktor tarafından normal olarak nitelendirilip geri yollanabilir. Bu yüzden anne ve babalar alanında uzman doktorları tercih etmelidirler.

OTİZMİN ORTAYA ÇIKMA OLASILIĞI ile ilgili yazımıza ulaşmak için linke tıklayın.

disleksi-teşhisi

Dikkatinizi Çekebilecek Diğer Makaleler

Yorum Bırakabilirsin