Anneler Ne Söyler, 3-6 Yaş Ne Anlar?

by Bebek Melekleri

Uzmanlarımızın, ebeveynlerin 3-6 yaş arası çocuklarıyla kurduğu iletişimin sağlıklı olmasıyla ilgili verdiği ipuçlarını makalemizde bulabilirsiniz. Çocuklarla iletişim nasıl kurulur?

3-6 yaş aralığındaki çocuklarla iletişim nasıl kurulur?

Çocuklar üzerinde ciddi stresler yarattığına şahit olduğumuz için kıyaslama konusunu açalım ve psikolojik problemlere nasıl zemin hazırladığına değinelim.

Öncelikle yetişkin olarak sizi ele alalım, iş yerinde patronunuz tarafından sürekli kıyaslandığınız, yeterli görülmediğiniz, yeteneklerinizin sorgulandığı bir çalışma ortamındasınız. Kendinizi psikolojik olarak ne kadar güvende, huzurlu, yarış duygusundan uzak hissedersiniz? Üstelik siz bir yetişkinsiniz; neyin size yanlış geldiğini anlama ve sorgulama yeteneğiniz, ayrıca istediğiniz zaman işi bırakma özgürlüğünüz var.

Şimdi de 6 yaşında okula yeni başlamış, değişmiş çevresine adapte olmaya çalışan, duygu ve düşüncelerini tam olarak ifade edemeyen, istediğinde okulu bırakıp gidemeyen bir çocuğu hayal edelim. Annesi veya babası tarafından yaşıtlarıyla, arkadaşlarıyla, komşularıyla kıyaslandığı zaman bu ortamı terk edip gidemeyen bu çocuk sizce bu problemle nasıl mücadele eder?

Bu soruya aklımıza gelen ilk cevapları verelim. Kaygı geliştirip bu ortamdan kaçarak, sınavlara korku geliştirerek ve kıyaslandığı kişilere uzaklaşarak problemle mücadele etmeye çalışır. Bu şekilde çocuğun hem bilişsel hem de sosyal gelişim sürecine ket vurmuş oluruz.

Bu yaşlarda çocukların komşu çocuklarına bakarak gördükleri en temel şey oyun ve arkadaşlıktır. İçlerine kendi hırslarımızı sızdırmak, birbirlerine olan bakış açılarını negatif anlamda etkilemek bu durumun içinde olan hiçbir kişiye fayda sağlamaz. Eğer çocuğunuzu daha az başarılı olarak görüyor ve arkadaşıyla kıyaslıyorsanız, güven duygusunu zedeliyorsunuz demektir. Çocuğunuzu diğer çocuklardan daha çok başarılı görüyorsanız da diğer arkadaşlarına karşı kendini üstün görmesine sebep oluyorsunuzdur.

Çocuğunuzu her zaman kendi psikolojik ve fizyolojik kapasitesiyle karşılaştırın. Geçen sene neyi biliyordu, bu sene neyi öğrendi? İlerleme var mı? Hangi konulara karşı ilgi duyuyor ya da ilgisi kayboluyor? İnsanların parmak izleri bile aynı değil, öğrenme süreçleri ve metotları da farklı olabilir.

Çocuklar bu yarışı hissettiği zaman kısır döngüye giriyor. Kaygıyla baş edemiyor baş edemedikçe kaygılanıyor. Düşük alırsam annem-babam beni sevmez, arkadaşlarım benimle dalga geçer gibi inançlar oluşturabiliyorlar. Bu inançlar da ilerde “kaygı bozukluğu”na yol açıp, kendisini izole etmesine, öz güveninin azalmasına, yanlış şemalar geliştirmesine neden oluyor. Eminim ki anne baba olmayı, çocuğunuza koşulsuz sevginizi vermek istediğiniz için seçtiniz, bazen bunu kendimize hatırlatmak faydalı olabilir.

Öpmeye İtiraz Etmek ve Sarılmaya Karşı Koymak ile ilgili yazımıza ulaşmak için linke tıklayın.

Dikkatinizi Çekebilecek Diğer Makaleler

Yorum Bırakabilirsin